sosyal iletisim bozuklugu hakkinda sik sorulan sorular

Sosyal İletişim Bozukluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Sosyal iletişim bozukluğu, çocuğun yalnızca konuşup konuşmamasıyla ilgili değildir. Güçlük; dili sosyal amaçlarla kullanma, iletişimi bulunduğu ortama göre ayarlama, karşılıklı sohbeti sürdürme veya açıkça söylenmeyen anlamları yorumlama gibi alanlarda görülebilir. Utangaçlık, az göz teması veya tek bir iletişim davranışı kendi başına sosyal iletişim bozukluğu tanısı anlamına gelmez. [1]

Bir çocuk uzun cümleler kurabilir ve geniş bir kelime dağarcığına sahip olabilir; buna rağmen arkadaşlarıyla sohbeti sürdürmekte, konuyu karşısındakine göre ayarlamakta veya bir esprinin altında yatan anlamı çıkarmakta zorlanabilir.

Bu nedenle sosyal iletişim için temel soru yalnızca:

“Çocuk konuşabiliyor mu?”

değil,

“Bildiklerini sosyal iletişim içinde nasıl kullanıyor?”

olmalıdır.

Sosyal İletişim Bozukluğu Nedir?

Uluslararası kaynaklarda social (pragmatic) communication disorder olarak adlandırılan sosyal iletişim bozukluğu, sözel ve sözel olmayan dilin sosyal amaçlarla kullanımında devam eden güçlüklerle ilişkilidir. [1]

Zorlanmalar örneğin şu alanlarda görülebilir:

  • farklı sosyal ortamlara göre iletişimi ayarlama,
  • sohbet sırasında sıra alma,
  • konuşma konusunu başlatma veya sürdürme,
  • karşıdaki kişinin ihtiyacına göre açıklama yapma,
  • hikâye veya olay anlatımını düzenleme,
  • ima edilen anlamı çıkarma,
  • espri, mecaz veya belirsiz ifadeleri bağlama göre yorumlama.

Bununla birlikte listedeki tek bir davranış sosyal iletişim bozukluğu olduğunu göstermez.

Değerlendirmede güçlüklerin örüntüsü, sürekliliği, bağlamı ve günlük yaşamdaki etkisi önemlidir.

“Pragmatik Dil” Ne Demektir?

Pragmatik dil, dili hangi sosyal amaçla, kiminle ve hangi durumda nasıl kullandığımızla ilgilidir.

Örneğin çocuk aynı mesajı:

  • öğretmenine,
  • arkadaşına,
  • küçük kardeşine,
  • yabancı bir yetişkine

tamamen aynı biçimde aktarmayabilir.

Karşısındaki kişinin bildiklerini hesaba katmak, konuşmayı bağlama göre ayarlamak, karşılıklı sohbetin sırasını takip etmek ve iletişimdeki örtük mesajları anlamak pragmatik kullanımın parçalarıdır.

ASHA sosyal iletişimi pragmatik kullanımın yanında sosyal etkileşim, sosyal biliş ve dil işleme gibi bileşenlerle birlikte ele alıyor. [1]

Çocuk Çok İyi Konuşsa da Sosyal İletişim Güçlüğü Yaşayabilir mi?

Evet.

Bir çocuk dilbilgisi açısından uzun ve doğru cümleler kurabilir ancak bunları sosyal ortamda etkili biçimde kullanmakta zorlanabilir.

Örneğin çocuk:

  • konuşmayı yalnızca kendi ilgilendiği konuya getirebilir,
  • karşısındakinin sıkıldığını veya konuyu anlamadığını fark etmekte zorlanabilir,
  • çok ayrıntılı veya bağlam için yetersiz bilgi verebilir,
  • karşılıklı konuşmanın sırasını sürdürmekte zorlanabilir,
  • açıkça söylenmeyen mesajları kaçırabilir.

Bu nedenle dil yapısını bilmek ile dili sosyal olarak kullanmak aynı değerlendirme alanı değildir. Gelişimsel dil bozukluğu ile sosyal iletişim bozukluğunun ayrımı da bu nedenle profesyonel değerlendirme gerektirebilir.

Göz Teması Azlığı Tek Başına Sosyal İletişim Bozukluğu Belirtisi midir?

Hayır.

Göz teması, yüz ifadeleri, beden dili ve benzeri sözel olmayan davranışlar sosyal iletişimin parçaları olabilir. Ancak bunların kullanım biçimi kişiler, aileler, kültürler ve sosyal ortamlar arasında değişebilir. [1]

ASHA açıkça, sosyal iletişim normlarının kültürler arasında ve aynı kültürün içinde dahi değişebildiğini; iletişim normlarındaki farklılıkların kendi başına bir bozukluk olmadığını belirtiyor.

Bu nedenle:

“Göz teması az = sosyal iletişim bozukluğu.”

şeklinde bir denklem kurulamaz.

Değerlendirme tek davranışı “normal/anormal” olarak sınıflandırmak yerine çocuğun iletişiminin genel işlevine ve ihtiyaçlarına bakmalıdır.

Utangaçlık ile Sosyal İletişim Bozukluğu Aynı Şey midir?

Hayır.

Sessiz olmayı tercih etmek, yeni insanlarla konuşmak için zamana ihtiyaç duymak veya kalabalık ortamlarda daha az iletişim kurmak tek başına sosyal iletişim bozukluğu anlamına gelmez.

Sosyal iletişim bozukluğunda konu yalnızca iletişime girme isteği değildir.

Çocuk iletişime girmek istediği hâlde:

  • bağlama uygun mesaj oluşturma,
  • karşılıklı sohbetin kurallarını kullanma,
  • karşısındakinin bakış açısını hesaba katma,
  • ima edilen mesajı anlama

gibi alanlarda güçlük yaşayabilir.

Ayrıca kaygı, kişilik özellikleri veya başka gelişimsel durumlar sosyal iletişim davranışlarını etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca ebeveyn gözleminden tanıya ulaşılmamalıdır.

Sosyal İletişim Bozukluğu Otizmle Aynı Şey midir?

Hayır.

İki durumda sosyal iletişim alanında benzer görünen bazı güçlükler bulunabilir. Ancak otizm değerlendirmesinde sosyal iletişim güçlüklerinin yanında kısıtlı veya tekrarlayıcı davranış, ilgi ve etkinlik örüntüleri de dikkate alınır. [1][2]

ASHA'nın DSM temelli açıklamasında sosyal iletişim bozukluğu ile otizm birlikte tanılanmaz ve ayrıcı değerlendirmede otizm olasılığının ele alınması gerekir.

Bu ayrımı evde:

“Tekrarlayıcı davranış görüyorum/görmüyorum, o hâlde tanı budur.”

şeklinde yapmak doğru değildir.

Özellikle daha geniş gelişimsel özellikler söz konusuysa uygun profesyonellerin birlikte değerlendirmesi gerekebilir.

Dil Bozukluğu ile Sosyal İletişim Bozukluğu Aynı mıdır?

Hayır; ancak bazı güçlükler birbirine benzeyebilir veya aynı çocukta birden fazla iletişim alanı etkilenebilir.

Dil bozukluğunda sözcük bilgisi, cümle yapısı, dili anlama veya ifade etme gibi yapısal dil alanları daha belirgin olabilir.

Sosyal iletişim bozukluğunda ise çocuk dil yapılarında görece güçlü olsa bile dili sosyal bağlamda yorumlama ve kullanma konusunda daha fazla zorlanabilir.

ASHA, iki durum arasındaki ayrımın kolay olmadığını ve kapsamlı değerlendirme gerektirdiğini belirtiyor.

DEHB Olan Bir Çocukta Sosyal İletişim Güçlüğü Görülebilir mi?

Evet, sosyal/pragmatik iletişim güçlükleri DEHB bulunan bazı çocuklarda da görülebilir.

Örneğin dikkat veya dürtü kontrolündeki güçlükler:

  • konuşma sırasını bekleme,
  • konuyu takip etme,
  • karşıdaki kişinin söylediklerine yeterince odaklanma

gibi sosyal iletişim davranışlarını etkileyebilir.

Ancak bu durum:

“DEHB varsa sosyal iletişim bozukluğu da vardır.”

anlamına gelmez.

ASHA, DEHB ile pragmatik iletişim güçlükleri arasında ilişki bulunabildiğini ve gerektiğinde sosyal iletişim değerlendirmesinin düşünülebileceğini belirtiyor.

Kültürel veya Aileye Özgü İletişim Biçimleri Neden Önemlidir?

Çünkü sosyal iletişim için bütün dünyada geçerli tek bir davranış standardı yoktur.

Konuşma sırasında yetişkine bakma, konuşmaya katılma biçimi, nezaket ifadeleri, mesafe, jestler veya konuşma sırası gibi özellikler kültürel ve ailevi olarak farklılaşabilir.

ASHA bu nedenle değerlendirmede çocuğun içinde bulunduğu gerçek iletişim topluluklarının normlarının anlaşılmasını öneriyor.

Amaç çocuğu tek bir sosyal davranış kalıbına uydurmak değil, iletişim ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığını ve günlük katılımında anlamlı bir güçlük yaşayıp yaşamadığını değerlendirmektir.

Sosyal İletişim Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Tek bir test her zaman yeterli olmayabilir.

Sosyal iletişim gerçek yaşam içinde değişen, bağlama duyarlı bir beceridir. Bu nedenle değerlendirmede farklı bilgi kaynakları kullanılabilir:

  • aile görüşmesi,
  • öğretmen veya bakım veren bilgileri,
  • doğal iletişim gözlemleri,
  • yapılandırılmış etkinlikler,
  • konuşma ve anlatı örnekleri,
  • standardize araçlar,
  • farklı sosyal ortamlardaki iletişim özellikleri.

Değerlendirmede örneğin çocuğun:

  • sözel ve sözel olmayan iletişimi nasıl kullandığı,
  • karşılıklı konuşmaya nasıl katıldığı,
  • bağlama göre iletişimini değiştirip değiştirebildiği,
  • mecaz veya örtük anlamı nasıl yorumladığı,
  • başka insanların bakış açılarını ne ölçüde hesaba kattığı,
  • günlük ilişkiler ve okul katılımının nasıl etkilendiği

ele alınabilir.

Öğretmen Gözlemleri Neden Önemlidir?

Çocuğun sosyal iletişim becerileri farklı ortamlarda farklı görünebilir.

Evde rahat sohbet eden bir çocuk:

  • grup çalışmasında sıra almakta,
  • arkadaşına yeterli bağlam vermekte,
  • öğretmenin dolaylı mesajını anlamakta,
  • tartışma sırasında konuyu sürdürmekte

zorlanabilir.

Bu nedenle öğretmenden yalnızca:

“Sosyal mi?”

şeklinde genel bir değerlendirme istemek yerine daha somut örnekler almak yararlıdır.

Örneğin:

  • Arkadaşlarıyla sohbet başlatabiliyor mu?
  • Konuşmanın konusunu takip ediyor mu?
  • Yanlış anlaşılınca mesajını farklı biçimde açıklayabiliyor mu?
  • Grup içinde başkalarının fikirlerine yanıt verebiliyor mu?
  • İma veya esprileri anlamakta güçlük görülüyor mu?

ASHA, sosyal iletişim değerlendirmesinde aile, öğretmen ve farklı iletişim partnerlerinden gelen bilgilerin doğal gözlemle birlikte kullanılabileceğini belirtiyor.

Dil ve Konuşma Terapistinin Rolü Nedir?

Dil ve Konuşma Terapisti, sosyal/pragmatik iletişim becerilerinin değerlendirilmesi ve desteklenmesinde önemli bir sağlık profesyonelidir.

ASHA, Dil ve Konuşma Terapistlerinin sosyal iletişim bozukluğunun tarama, değerlendirme, tanılama ve müdahale sürecinde merkezî rol oynadığını belirtiyor.

Türkiye'de Dil ve Konuşma Terapisti sağlık meslek mensupları arasında yer alır. Güncel bir Sağlık Bakanlığı hastane sayfası da sosyal iletişim bozukluklarını DKT'nin çalışma alanları arasında listeliyor.

Ayrıcı değerlendirme gerektiğinde çocuk ve ergen psikiyatrisi, psikoloji, eğitim alanındaki profesyoneller veya başka sağlık disiplinlerinin değerlendirmeye katılması da gündeme gelebilir.

Her Çocukta Aynı Terapi Yaklaşımı mı Kullanılır?

Hayır.

Sosyal iletişim desteğinin hedefleri çocuğun yaşı, güçlü yönleri, günlük iletişim ihtiyaçları, okul ortamı ve en çok zorlandığı sosyal durumlara göre değişebilir.

ASHA, müdahalenin:

  • bireyin güçlü yönlerini dikkate almasını,
  • günlük sosyal katılımı geliştirmeyi hedeflemesini,
  • aileyi sürece dahil etmesini,
  • gerçek yaşam ortamlarında işlevsel hedeflere yönelmesini

öneriyor.

Bazı beceriler bire bir çalışmalarda öğrenilebilir; ancak sosyal iletişim doğası gereği gerçek iletişim ortamlarına aktarılmayı da gerektirir.

Bu nedenle:

“Şu yöntem sosyal iletişim bozukluğunu kesin düzeltir.”

veya

“Her çocuk şu kadar seans almalıdır.”

şeklindeki standart vaatler uygun değildir.

Aile Değerlendirme Öncesinde Ne Not Edebilir?

Teknik terim bulmanız gerekmez.

Günlük yaşamdan birkaç örnek çok daha açıklayıcı olabilir:

  • “Bir konuyu uzun süre anlatıyor ama karşıdakinin ilgisini kaybettiğini fark etmiyor.”
  • “Arkadaşlarıyla konuşmak istiyor fakat sohbete nasıl gireceğini bilemiyor.”
  • “Şaka yaptığımızda çoğunlukla kelimeleri gerçek anlamıyla yorumluyor.”
  • “Evde rahat fakat grup çalışmasında konuşmayı takip etmekte zorlanıyor.”
  • “Yanlış anlaşıldığında mesajını başka bir şekilde açıklayamıyor.”

Bu örnekler tanı değildir. Değerlendirmede hangi sosyal iletişim durumlarının günlük yaşamı zorlaştırdığını anlamaya yardımcı olur.

Ankara’da Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Bilgi

Çocuğunuzun sosyal iletişim, dil kullanımı veya genel iletişim becerileri hakkında devam eden bir soru işaretiniz varsa Pergamon Klinik'in Ankara Dil ve Konuşma Terapisi hizmeti hakkında bilgi alabilirsiniz.

Pergamon Klinik'in güncel sitesinde Dil ve Konuşma Terapisi hizmeti yer almakta ve klinik Çankaya/Ankara'da bulunmaktadır.

Randevu hakkında bilgi alırken “sosyal iletişim bozukluğu olduğunu düşünüyoruz” şeklinde kendi başınıza tanı koymak yerine, günlük yaşamdan sizi düşündüren birkaç iletişim örneğini paylaşmak daha açıklayıcı olabilir.

Kaynaklar

  1. American Speech-Language-Hearing Association — Social Communication Disorder
  2. American Speech-Language-Hearing Association — Autism and Autism Spectrum Disorder
  3. American Speech-Language-Hearing Association — Components of Social Communication
  4. T.C. Sağlık Bakanlığı — Sağlık Meslek Mensupları / Dil ve Konuşma Terapisi
  5. Pergamon Klinik — Ankara Dil ve Konuşma Terapisi

hemenara_icon