Konuşma Gecikmesi Ankara: Ailelerin En Sık Sorduğu Sorular
Konuşma gecikmesi tek başına belirli bir tanı veya otomatik terapi gereksinimi anlamına gelmez. Çocuğun yalnızca kaç kelime söylediğine değil; söyleneni nasıl anladığına, jest ve diğer iletişim yollarını nasıl kullandığına, iletişimde zaman içinde ilerleme olup olmadığına ve genel gelişim özelliklerine birlikte bakılması önemlidir.
Çocuğunun yaşıtlarından daha az konuştuğunu düşünen ailelerin aklına genellikle aynı sorular gelir:
“Biraz daha beklemeli miyiz?”
“Her şeyi anlıyor ama konuşmuyor; bu iyi bir işaret mi?”
“Konuşma gecikmesi başka bir durumun belirtisi olabilir mi?”
“Terapiye hemen başlanması gerekir mi?”
Bu soruların hiçbiri yalnızca bir kelime sayısına bakılarak yanıtlanamaz.
Konuşma gecikmesini anlamlandırırken dört alanı birlikte düşünmek daha yararlı olabilir: anlama, ifade, iletişim ve zaman içindeki gidişat.
Konuşma Gecikmesi Tek Başına Bir Tanı mıdır?
“Konuşma gecikmesi” ailelerin günlük dilde sık kullandığı geniş bir ifadedir.
Ancak bir çocuğun beklenenden daha az sözcük kullanması tek başına güçlüğün niteliğini veya nedenini açıklamaz.
Dil ve konuşma farklı fakat ilişkili alanlardır. Bir çocuk söylenenleri anlayabilir ancak düşüncelerini sözcüklerle ifade etmekte zorlanabilir. Başka bir çocuk çok sayıda sözcük kullanmasına rağmen daha uzun yönergeleri anlamakta güçlük yaşayabilir.
NIDCD de konuşma sesi üretimi veya akıcılıkla ilgili güçlüklerle dili anlama ve ifade etme alanındaki güçlükleri birbirinden ayırır.
Bu nedenle değerlendirmede ilk soru yalnızca:
“Kaç kelime söylüyor?”
değil;
“İletişimi genel olarak nasıl işliyor?”
olmalıdır.
Geç Konuşma ile Dil Gecikmesi Aynı Şey midir?
Her zaman değil.
“Geç konuşma” çoğu zaman çocuğun sözcükleri kullanmaya veya birleştirmeye beklenenden daha geç başlamasını anlatmak için kullanılır.
Dil gelişimi ise bundan daha geniştir. Söylenenleri anlama, sözcüklerin anlamını öğrenme, cümle kurma ve düşünceleri aktarma gibi becerileri de içerir.
ASHA’nın geç dil gelişimi çerçevesi de yalnızca ifade edilen sözcükleri değil, hem ifade edici hem de alıcı dil becerilerini değerlendirir.
Dolayısıyla iki çocuk da “az konuşuyor” gibi görünse bile iletişim profilleri birbirinden oldukça farklı olabilir.
“Her Şeyi Anlıyor Ama Az Konuşuyor” Önemli Bir Ayrım mı?
Evet, çocuğun söylenenleri nasıl anladığı değerlendirmede önemli bilgilerden biridir.
ASHA, ağırlıklı olarak ifade edici dil gecikmesi bulunan çocuklarla hem ifade hem de anlama alanında gecikme yaşayan çocukları farklı profiller olarak ele alır. Anlama güçlüğünün de eşlik ettiği çocuklarda daha dikkatli izlem gerekebilir.
Ancak:
“Her şeyi anlıyor, o hâlde mutlaka kendiliğinden konuşur.”
sonucuna da yalnızca bu bilgiyle varılamaz.
Aile gözlemini daha somut aktarmak yararlı olabilir.
Örneğin:
“Günlük tek aşamalı yönergeleri genellikle yerine getiriyor.”
“Tanıdığı nesneleri söylediğimizde gösteriyor.”
“Ne istediğini anlıyor gibi görünüyor ancak sözcükle ifade etmekte zorlanıyor.”
Bu örnekler tanı değildir; çocuğun alıcı ve ifade edici dil özelliklerini anlamaya yardımcı olabilecek gözlemlerdir.
Bazı Geç Konuşan Çocuklar Zamanla Akranlarını Yakalayabilir mi?
Evet, bazı çocuklarda erken dönemde görülen geç dil gelişimi zaman içinde azalabilir ve çocuk akranlarına yaklaşabilir.
Ancak hangi çocuğun kendiliğinden yakalayacağını ilk başta kesin biçimde söylemek kolay değildir.
ASHA, daha sonra akranlarını yakalayan bazı çocukları “late bloomers” olarak tanımlar; ancak bu ayrımın çoğunlukla ancak zaman içindeki gelişim görüldükten sonra yapılabildiğini belirtir.
Bu nedenle iki uç yaklaşım da sorunlu olabilir:
“Nasıl olsa geçer.”
ve
“Kesin kalıcı bir problem var.”
Ailede devam eden bir kaygı varsa değerlendirme ve gelişimin izlenmesi, çocuğun bireysel gidişatı hakkında daha anlamlı bilgi sağlar.
Kelime Sayısı Dışında Hangi İletişim Özelliklerine Bakılabilir?
Kelime kullanımı önemli bir parçadır ancak bütün iletişim gelişimini tek başına açıklamaz.
Aileler dört alanı gözlemleyebilir.
1. Anlama
Çocuk günlük ifadeleri ve yönergeleri nasıl anlıyor?
Tanıdığı kişi veya nesneler söylendiğinde karşılık veriyor mu?
2. İfade
Bir şey istediğinde yalnızca işaret mi ediyor, ses mi çıkarıyor, sözcük mü kullanıyor?
Sözcükleri birleştirmeye başladı mı?
3. İletişim
Bir şeyi sizinle paylaşmak istediğinde nasıl davranıyor?
İşaret ediyor, bakışını kullanıyor, size bir nesne getiriyor veya sesleniyor mu?
4. Gidişat
Son aylarda yeni iletişim biçimleri ortaya çıkıyor mu?
Sözcük dağarcığı, sözcükleri birleştirme veya anlama becerilerinde değişiklik fark ediliyor mu?
ASHA’nın değerlendirme çerçevesinde jestler, seslendirmeler, sözcükler, bakış, iletişimin hangi amaçlarla kullanıldığı, sözcük gelişiminin seyri ve yönergeleri anlama gibi alanlar birlikte incelenebilir.
Bu dört başlık bir tanı testi değildir. Ailenin günlük gözlemlerini daha anlaşılır biçimde aktarmasına yardımcı olan bir çerçevedir.
Jestler ve Oyun Neden Önemli Olabilir?
Özellikle henüz sınırlı sözel dil kullanan küçük çocuklarda iletişim yalnızca sözcüklerden ibaret değildir.
Çocuk:
-
bir şeyi göstermek için işaret edebilir,
-
istediği nesneyi yetişkine getirebilir,
-
ses veya bakışla dikkatinizi çekebilir,
-
bir şeyi paylaşmak amacıyla size gösterebilir,
-
oyun içinde iletişim başlatabilir.
ASHA, geç dil gelişiminin değerlendirilmesinde sözel olmayan iletişim, jestler, oyun ve çocuğun elindeki iletişim yollarını işlevsel biçimde kullanıp kullanamadığının değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Bazı araştırmalarda daha sonra akranlarını yakalayan çocukların iletişim jestlerini daha fazla kullanabildiği de gözlenmiştir. Ancak jest kullanımı tek başına gelecekteki gelişimi kesin olarak tahmin eden bir test değildir.
“Biraz Daha Bekleyelim” Yaklaşımı Her Çocuk İçin Uygun mudur?
Her çocuk için aynı karar verilmemelidir.
Çocukların dil gelişiminde bireysel farklılıklar vardır. Bununla birlikte, ailede süren bir gelişim kaygısını yalnızca zaman geçmesini bekleyerek değerlendirmek de yeterli bilgi sağlamaz.
ASHA, geç dil gelişiminde erken değerlendirme ve periyodik izlemin önemli olduğunu; sonuçlara göre yalnızca izlemden kapsamlı değerlendirmeye veya doğrudan desteğe kadar farklı yolların gündeme gelebileceğini belirtmektedir.
NIDCD de çocuğun konuşma veya dil gelişimi konusunda kaygı varsa profesyonelle görüşülmesini önerir.
Dolayısıyla daha yararlı soru:
“Bekleyelim mi?”
yerine:
“Şu anda hangi alanların değerlendirilmesi veya takip edilmesi uygun?”
olabilir.
Konuşma Gecikmesi Otizm Anlamına Gelir mi?
Hayır. Konuşma veya dil gelişiminin gecikmesi tek başına otizm tanısı anlamına gelmez.
Otizm değerlendirmesi tek bir konuşma belirtisine göre yapılmaz. Çocuğun gelişim öyküsü ve davranışları daha geniş biçimde değerlendirilir. CDC de otizm tanısının çocuğun gelişim öyküsü ve davranışlarının değerlendirilmesine dayandığını belirtir.
Bununla birlikte ASHA, geç dil gelişiminin bazı çocuklarda başka gelişimsel durumlarla birlikte bulunabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle konuşma gecikmesine:
-
sosyal iletişim,
-
oyun,
-
genel gelişim,
-
duyusal veya motor alanlar
hakkında başka kaygılar da eşlik ediyorsa profesyonel daha geniş bir gelişimsel değerlendirme önerebilir.
Amaç aileyi belirli bir tanıya yönlendirmek değil, çocuğun gelişimini bütüncül değerlendirmektir.
İşitme Değerlendirmesi Neden Gündeme Gelebilir?
İşitme, konuşma ve dil gelişiminin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek alanlardan biridir.
NIDCD, konuşma veya dil gecikmesi değerlendirmesinde işitme testinin sıklıkla yer aldığını; işitme güçlüğünün iletişim gelişimini etkileyebildiğini belirtir.
ASHA’nın geç dil gelişimi tarama çerçevesinde de işitme taraması veya gerektiğinde odyolojik değerlendirmeye yönlendirme yer alır.
Bu:
“Geç konuşan her çocukta işitme kaybı vardır.”
anlamına gelmez.
İşitme, olası katkıda bulunan faktörlerden birini değerlendirmek amacıyla ele alınabilir.
İki Dilli Büyümek Konuşma Gecikmesine Neden Olur mu?
Birden fazla dil öğrenmek gelişimsel dil bozukluğuna neden olmaz.
NIDCD, birden fazla dili aynı anda öğrenmenin DLD’ye yol açmadığını ve çok dilliliğin dil güçlüğü bulunan çocuk için zararlı olmadığını açık biçimde belirtmektedir.
Çocuk çok dilli büyüyorsa değerlendirmeyi yapan profesyonelle şu bilgiler paylaşılabilir:
-
evde hangi dillerin kullanıldığı,
-
çocuğun hangi dili kimlerle konuştuğu,
-
okul veya kreşte kullanılan dil,
-
her dile ne zamandır maruz kaldığı.
ASHA da çok dilli çocukların değerlendirmesinde tüm dillerin ve dilsel geçmişin dikkate alınmasını önerir.
Bu nedenle yalnızca konuşma kaygısı nedeniyle aile olarak kendi kararınızla evde kullanılan dillerden birini bırakmanız gerekmez.
Her Geç Konuşan Çocuk Dil ve Konuşma Terapisine Başlar mı?
Hayır.
Değerlendirmenin sonucu her çocuk için doğrudan terapi başlatılması olmak zorunda değildir.
ASHA’nın çerçevesine göre değerlendirme sonucunda:
-
gelişimin belirli aralıklarla izlenmesi,
-
aileye iletişimi destekleme konusunda rehberlik verilmesi,
-
kapsamlı dil ve konuşma değerlendirmesi,
-
doğrudan destek,
-
işitme veya başka gelişim alanları için ek değerlendirme
gibi farklı seçenekler gündeme gelebilir.
NIDCD de değerlendirme sonucuna göre ev etkinlikleri, bireysel veya grup terapisi ve gerektiğinde farklı profesyonellere yönlendirme gibi çeşitli yollar olabileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla:
“Değerlendirmeye gidersek kesin terapi başlar.”
varsayımı doğru değildir.
Aile Evde Neyi Takip Edebilir?
Aileden beklenen çocuğu sürekli test etmesi değildir.
Daha yararlı olan, doğal yaşam içinde değişimi gözlemlemektir.
Örneğin:
-
İletişim başlatma girişimleri artıyor mu?
-
Yeni sözcük veya ifade biçimleri ortaya çıkıyor mu?
-
Sözcükleri birleştirme biçimi değişiyor mu?
-
Söylenenleri anlama konusunda ilerleme fark ediliyor mu?
-
Jest, bakış veya diğer iletişim yollarını nasıl kullanıyor?
-
İletişim ev, okul ve yeni ortamlarda farklılaşıyor mu?
CDC de gelişimsel izlemi, çocuğun zaman içinde nasıl değiştiğini oyun, öğrenme, konuşma, davranış ve hareket gibi alanlarda gözlemleme süreci olarak tanımlar.
Buradaki amaç puan vermek değil, gelişimin yönünü fark etmektir.
Konuşma Gecikmesi Hakkında Ailelerin Sorabileceği 5 Karar Sorusu
Bir değerlendirme görüşmesinde şu beş soru yardımcı olabilir:
-
Çocuğumuzda yalnızca ifade alanını mı, anlama becerilerini de mi değerlendirmeliyiz?
-
Jestler, oyun ve günlük iletişim biçimi bize hangi bilgileri veriyor?
-
Şu anda izlem mi, daha ayrıntılı değerlendirme mi öneriliyor ve neden?
-
İşitme veya başka bir gelişim alanının değerlendirilmesine ihtiyaç var mı?
-
Bir sonraki değerlendirmede hangi değişiklikleri takip edeceğiz?
Bu sorular “Kesin düzelir mi?” veya “Kaç seansta geçer?” sorularından daha fazla karar bilgisi sağlayabilir.
Ankara’da Konuşma Gecikmesi İçin Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Bilgi
Çocuğunuzun konuşma, dil veya genel iletişim gelişimiyle ilgili profesyonel değerlendirme düşünüyorsanız Pergamon Klinik’in Ankara Dil ve Konuşma Terapisi sayfasından hizmet kapsamına ilişkin bilgi alabilirsiniz.
Pergamon Klinik’in güncel sitesinde Dil ve Konuşma Terapisi ayrı bir bölüm olarak yer almakta ve klinik Çankaya/Ankara’da bulunmaktadır.
Randevu aşamasında çocuğunuzun iletişim gelişimiyle ilgili temel kaygınızı paylaşarak değerlendirme süreci ve uygun randevu seçenekleri hakkında kurumdan bilgi alabilirsiniz.
Kaynaklar
-
American Speech-Language-Hearing Association (ASHA) — Late Language Emergence
-
National Institute on Deafness and Other Communication Disorders (NIDCD/NIH) — Speech and Language Developmental Milestones
-
NIDCD/NIH — Developmental Language Disorder
-
Centers for Disease Control and Prevention (CDC) — Developmental Monitoring and Screening
-
Pergamon Klinik — Ankara Dil ve Konuşma Terapisi
