Geç Konuşan Çocuk İçin Ne Yapılmalı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Geç konuşan bir çocuk için ilk adım çocuğu sürekli konuşturmaya çalışmak veya evde kendi başınıza tanı koymak değildir. Daha yararlı olan; çocuğun söyleneni nasıl anladığını, ihtiyaçlarını nasıl ifade ettiğini, jest ve diğer iletişim yollarını nasıl kullandığını ve iletişimin zaman içinde nasıl değiştiğini gözlemleyip devam eden kaygıyı uygun sağlık profesyoneliyle paylaşmaktır.
Aileler bu dönemde çoğunlukla aynı ikilemle karşılaşır:
“Biraz daha bekleyelim mi, yoksa değerlendirme mi alalım?”
Bu sorunun her çocuk için geçerli tek bir cevabı yoktur. Ancak süreci yalnızca “beklemek” ve “hemen terapiye başlamak” şeklinde iki seçenekten ibaret görmek de doğru değildir.
Değerlendirme sonucunda yalnızca izlem, aileye günlük iletişim konusunda öneriler, işitme değerlendirmesi, kapsamlı Dil ve Konuşma Terapisi değerlendirmesi veya doğrudan destek gibi farklı yollar gündeme gelebilir.
Geç Konuşan Çocuk İçin İlk Adım Ne Olmalı?
İlk adım, günlük iletişimden birkaç somut örneği fark etmektir.
Örneğin kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Söylenen günlük ifadeleri nasıl anlıyor?
- Bir şey istediğinde ne yapıyor?
- İşaret, bakış, ses veya sözcük kullanıyor mu?
- Yeni sözcükler veya yeni iletişim biçimleri zaman içinde ortaya çıkıyor mu?
- Ev ve okul/kreş ortamında iletişimi farklı mı?
- İşitmeyle ilgili geçmişte veya şimdi bir kaygı var mı?
Aileden beklenen bu sorularla çocuğa test yapması değildir.
Ama:
“Konuşmuyor.”
demek yerine:
“Bir şey istediğinde bizi nesnenin yanına götürüyor; son dönemde birkaç yeni sözcük kullanmaya başladı.”
gibi günlük bir örnek paylaşmak profesyonel değerlendirmeye daha fazla bağlam sağlayabilir.
Biraz Daha Beklemek Doğru mu?
Her çocuk için otomatik bir “bekleyin” veya “hemen terapiye başlayın” kararı verilemez.
Çocukların dil gelişim hızlarında bireysel farklılıklar olabilir. Bazı çocuklar zaman içinde akranlarına yaklaşırken bazılarında daha uzun süre devam eden dil güçlükleri görülebilir. Bu nedenle yalnızca “nasıl olsa konuşur” varsayımıyla hareket etmek yerine ailede devam eden kaygının değerlendirilmesi daha fazla bilgi sağlar.
Daha işlevsel soru şudur:
“Şu anda hangi alanları değerlendirmeli veya takip etmeliyiz?”
Çocuğu Evde Sürekli Konuşturmak Gerekir mi?
Hayır.
Çocuğun sürekli:
“Bunu söyle.”
“Hadi tekrar et.”
“Ne istiyorsun, söylemeden vermem.”
gibi performans talepleriyle karşılaşması, doğal iletişim fırsatlarından farklıdır.
Evde amaç çocuğu sürekli sınamak değil, iletişim kurabileceği doğal fırsatlar oluşturmaktır.
ASHA’nın aile merkezli yaklaşımında çocuğun iletişim girişimlerine doğrudan yanıt vermek, uygun dil örnekleri sunmak, çocuğun söylediklerini genişletmek ve yanıt vermesi için yeterli zaman tanımak gibi stratejiler yer alır.
Örneğin çocuk:
“Araba.”
dediğinde onu hemen daha uzun bir cümle söylemeye zorlamak yerine:
“Evet, kırmızı araba gidiyor.”
gibi doğal bir model sunmak düşünülebilir.
Bu örnek genel bir iletişim yaklaşımıdır; çocuğa özgü terapi hedefi değildir.
Çocuğun Cevap Vermesi İçin Biraz Beklemek Yararlı Olabilir mi?
Evet, günlük iletişim sırasında çocuğa yanıt vermesi için zaman tanımak yararlı bir etkileşim yaklaşımı olabilir.
Yetişkinler bazen soruyu sorup hemen kendileri cevaplar veya çocuğun isteğini tahmin ederek iletişim girişimini tamamlar.
Oysa çocuk bir bakış, jest, ses veya sözcükle iletişim kurmaya hazırlanıyor olabilir.
ASHA, çocukla etkileşimde yeterli yanıt süresi bırakmayı ve çocuğun iletişim girişimlerine doğrudan karşılık vermeyi destekleyici etkileşim yaklaşımları arasında sayıyor.
Burada amaç çocuğu zorlamak değil, iletişim girişimine alan açmaktır.
Kitap Okumak ve Oyun Oynamak Destek Olabilir mi?
Kitap paylaşımı ve oyun, günlük iletişim fırsatları oluşturmak için kullanılabilir.
Ancak bunun için kitabı sınav gibi kullanmak gerekmez.
Örneğin sürekli:
“Bu ne?”
“Bu hangi renk?”
“Bana göster.”
şeklinde soru sormak yerine resme birlikte bakmak, çocuğun ilgilendiği şeyi adlandırmak ve onun söylediğini genişletmek daha doğal bir etkileşim sağlayabilir.
ASHA’nın geç dil gelişimi kaynaklarında kitap paylaşımı, oyun grupları ve günlük doğal aktiviteler aile destekli dil geliştirme bağlamında ele alınıyor.
Önemli olan etkinliğin kendisinden çok, çocukla karşılıklı iletişimin nasıl kurulduğudur.
Çocuk İşaret Ediyorsa Söylemesini Beklemek mi Gerekir?
Çocuğun işaret, bakış veya başka yollarla iletişim kurmasını yok sayıp yalnızca sözcük söylediğinde yanıt vermek genel bir kural olarak önerilemez.
İletişim yalnızca konuşulan kelimelerden oluşmaz.
ASHA, geç konuşan çocuklarda jest, işaret, bakış ve başka çoklu iletişim yollarının dikkate alınabileceğini ve ailelerin sözel olmayan iletişim girişimlerine de yanıt verebileceğini belirtiyor.
Örneğin çocuk suyu işaret ettiğinde:
“Su istiyorsun.”
gibi uygun bir sözel model sunmak mümkündür.
Amaç mevcut iletişim girişimini cezalandırmak değil, üzerine dil modeli eklemektir.
İşitme Neden Kontrol Edilebilir?
İşitme, konuşma ve dil gelişimini değerlendirirken ele alınabilecek alanlardan biridir.
NIDCD, konuşma veya dil gelişimi değerlendirmesinde işitme testinin sıklıkla yer aldığını belirtiyor; çünkü işitmeyle ilgili bir güçlük iletişim gelişimini etkileyebilir.
Bu durum:
“Geç konuşan her çocukta işitme kaybı vardır.”
anlamına gelmez.
Varsa işitme, kulak sorunları veya seslere tepkiyle ilgili gözlemleri sağlık profesyoneliyle paylaşmak yeterlidir.
Evde Yapılan Çalışmalar Dil ve Konuşma Terapisinin Yerini Tutar mı?
Her zaman değil.
Ev ortamı çocuğun günlük iletişim gelişimini desteklemek açısından değerlidir. Ancak internetten bulunan genel kelime listeleri veya rastgele egzersizler, profesyonel değerlendirme gerektiğinde bunun yerine geçmez.
ASHA’nın yaklaşımında bazı çocuklar için yalnızca izlem ve aileye dolaylı iletişim desteği önerilebilirken bazı çocuklarda doğrudan Dil ve Konuşma Terapisi gerekebilir. Hizmet düzeyi çocuğun iletişim profiline ve bireysel ihtiyacına göre belirlenir.
Bu nedenle:
“Evde daha fazla çalışırsak terapiye gerek kalmaz.”
veya
“Geç konuşuyorsa mutlaka terapi gerekir.”
ifadelerinin ikisi de genellenemez.
Her Geç Konuşan Çocuk Terapiye Başlar mı?
Hayır.
Geç konuşma her çocukta aynı sonucu göstermez.
Değerlendirme sonrasında:
- gelişimin belirli aralıklarla izlenmesi,
- aileye günlük iletişimi destekleme önerileri verilmesi,
- daha kapsamlı dil-konuşma değerlendirmesi yapılması,
- işitmenin değerlendirilmesi,
- doğrudan Dil ve Konuşma Terapisi planlanması,
- gerektiğinde başka bir sağlık veya gelişim alanına yönlendirme
gibi farklı yollar gündeme gelebilir.
Dolayısıyla değerlendirme almak, otomatik olarak uzun süreli terapiye başlanacağı anlamına gelmez.
Çocuğun Daha Önce Kullandığı Bir Beceriyi Kaybetmesi Durumunda Beklenmeli mi?
Daha önce kazanılmış bir becerinin kaybedilmesi, yalnızca “geç konuşuyor” şeklinde takip edilmemesi gereken önemli bir bilgidir.
Örneğin çocuk daha önce kullandığı sözcükleri, jestleri veya başka gelişimsel becerileri artık kullanmıyorsa bunu çocuk doktoruyla veya uygun sağlık profesyoneliyle paylaşmak gerekir.
CDC’nin güncel gelişim rehberleri, çocuğun daha önce sahip olduğu becerileri kaybetmesini veya ailede başka gelişimsel kaygılar bulunmasını profesyonelle paylaşmayı ve gelişimsel değerlendirme konusunda harekete geçmeyi öneriyor.
Bu durumda internet üzerinden neden tahmini yapmak yerine:
“Daha önce şu beceriyi kullanıyordu, yaklaşık şu zamandan beri görmüyoruz.”
şeklinde somut bilgi vermek daha yararlıdır.
Aile Bugün Ne Yapabilir?
Geç konuşma konusunda kaygısı bulunan bir aile için basit bir başlangıç planı şu şekilde olabilir:
1. Gözlemleyin.
Çocuğun yalnızca söylediği kelimeleri değil, neyi anladığını ve nasıl iletişim kurduğunu fark edin.
2. Birkaç gerçek örnek not edin.
Ev, kreş veya okuldan günlük iletişim örnekleri hazırlayın.
3. Kaygıyı profesyonelle paylaşın.
Ailede devam eden bir soru işareti varsa çocuk doktoru veya uygun sağlık profesyoneliyle görüşün.
4. Doğal iletişimi destekleyin.
Çocuğun girişimlerine yanıt verin, uygun dil modelleri sunun, söylediklerini genişletin ve cevap vermesi için zaman tanıyın.
5. Sonraki adımı netleştirin.
İzlem mi, işitme değerlendirmesi mi, Dil ve Konuşma Terapisi değerlendirmesi mi yoksa başka bir profesyonel görüşü mü gerektiğini değerlendirme sonucuna göre belirleyin.
Ankara’da Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Bilgi
Çocuğunuzun dil, konuşma veya genel iletişim gelişimiyle ilgili devam eden bir kaygınız varsa Pergamon Klinik’in Ankara Dil ve Konuşma Terapisi hizmeti hakkında bilgi alabilirsiniz.
Pergamon Klinik’in güncel sitesinde Dil ve Konuşma Terapisi ayrı hizmet alanı olarak yer almakta ve klinik Çankaya/Ankara’da bulunmaktadır.
Randevu sırasında yalnızca “geç konuşuyor” demek yerine günlük yaşamdan iki veya üç somut örnek paylaşmak değerlendirme sürecinin başlangıcını kolaylaştırabilir.
Kaynaklar
- American Speech-Language-Hearing Association — Late Language Emergence
- National Institute on Deafness and Other Communication Disorders — Speech and Language Developmental Milestones
- Centers for Disease Control and Prevention — Developmental Milestones / Learn the Signs. Act Early.
- Pergamon Klinik — Ankara Dil ve Konuşma Terapisi
